Telefon
WhatsApp
‘İyi Pamuk’ alanı genişliyor.  BCI Pamuğu üretim alanı 71 bin hektarı aştı
300 X 250 Reklam Alanı

Pamukta bu yıl yağışların daha olumlu seyretmesi ve fiyatlardaki yükseliş üretici açısından kısmi bir rahatlama yaratsa da yüksek girdi maliyetleri ve ekim alanlarındaki daralma nedeniyle üretimde kalıcı bir toparlanma henüz sağlanamadı. Ege’de pamuk üretiminde gerileme beklentisi sürerken, fiyat artışı ve yağışların üretime etkisinin sınırlı kaldığı görüldü. Buna karşın BCI üretim alanındaki artış, sektörün sürdürülebilirlik ve verimli su kullanımı ekseninde yeni bir üretim anlayışına yöneldiğini gösterdi.

İyi Pamuk Uygulamaları Derneği (IPUD) Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Turgut Kayhan, pamukta yaşanan sorunların yalnızca bir sezonun iklim koşullarıyla açıklanamayacağını belirterek, sürdürülebilir üretimin artık sektör için stratejik bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.

Pamukta üretim baskısı sürüyor

Pamukta özellikle 2023 sezonu ve sonrasındaki yıllarda yaşanan rekolte kaybının sektör açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını hatırlatan IPUD Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Turgut Kayhan, aradan geçen sürede maliyet, kuraklık ve su yönetimi başlıklarının daha da kritik hale geldiğini ifade etti.

Bu yıl yağışların görece iyi gitmesinin üretici açısından olumlu olduğunu ancak genel tablonun hâlâ kırılgan seyrettiğini belirten Kayhan, “Pamukta sorunlar daha da derinleşerek devam ediyor. Bu yıl yağışların daha iyi seyretmesi elbette üretici açısından moral verici oldu. Ancak iklim krizi, küresel ısınma, su kaynakları üzerindeki baskı ve üretim maliyetlerindeki artış artık dönemsel değil, yapısal sorunlar haline geldi. Bu nedenle tek bir iyi sezon, pamuk üretimindeki genel kaybı ve üreticinin yaşadığı maliyet baskısını ortadan kaldırmıyor” dedi.

Kayhan, pamuk üreticisinin mazot, gübre, ilaç, enerji ve işçilik maliyetleri karşısında giderek daha zor kararlar almak zorunda kaldığını vurgulayarak, “Pamuk stratejik bir üründür. Tekstil ve hazır giyim sanayisinin en temel hammaddelerinden biri olmasının yanında, tarımsal üretim, sanayi tedarik zinciri ve ihracat açısından da büyük önem taşır. Üretici pamuğu terk ettiğinde bunun etkisi yalnızca tarlada kalmaz; çırçırdan ipliğe, kumaştan hazır giyime kadar bütün değer zincirine yansır” diye konuştu.

BCI artışı umut veriyor

2025-2026 sezonu tahmini hasat verilerine göre BCI üretim alanının 68 bin 916 hektardan 71 bin 164 hektara yükselmesinin olumlu bir gelişme olduğunu belirten Kayhan, aynı dönemde 349 bin tonun üzerinde kütlü pamuk üretimi beklendiğini söyledi.

BCI üretimindeki artışın, pamukta yaşanan genel zorluklara rağmen sürdürülebilir üretim bilincinin güçlendiğini gösterdiğini ifade eden Kayhan, “Bugün pamuk üretiminde maliyetler, iklim riski ve su sorunu nedeniyle ciddi bir baskı yaşanırken, BCI alanındaki artış son derece kıymetli. Bu artış, üreticimizin daha verimli, daha izlenebilir ve daha sürdürülebilir bir üretim modeline yöneldiğini gösteriyor. BCI yalnızca bir sertifikasyon modeli değil; suyu daha verimli kullanan, toprağı koruyan, girdileri daha bilinçli yöneten ve üreticiyi küresel pazarlara daha güçlü bağlayan bir üretim yaklaşımıdır” ifadelerini kullandı.

Kayhan, küresel tekstil ve hazır giyim sektöründe sürdürülebilir hammadde talebinin her geçen yıl arttığını hatırlatarak, Türkiye’nin bu dönüşümde güçlü bir konum alması gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği başta olmak üzere uluslararası pazarlarda izlenebilirlik, çevresel sorumluluk ve tedarik zinciri şeffaflığının önem kazandığını belirten Kayhan, “Dünya artık yalnızca ne kadar pamuk ürettiğinize değil, o pamuğu nasıl ürettiğinize de bakıyor. Sürdürülebilirlik, markalar ve sanayiciler için tercih değil, rekabet koşulu haline geldi. Türkiye’nin bu alandaki gücünü artırması hem üretici hem de tekstil sanayisi için uzun vadeli avantaj sağlayacaktır” dedi.

Suyu doğru kullanan üretim öne çıkıyor

Küresel ısınmanın tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin her yıl daha görünür hale geldiğini belirten Kayhan, pamukta geleceğin verimli su kullanımı, doğru tarım uygulamaları ve dayanıklı üretim modelleriyle şekilleneceğini dile getirdi.

Pamukta su yönetiminin artık en kritik başlıklardan biri olduğuna dikkat çeken Kayhan, “İklim krizi bize aynı gerçeği tekrar tekrar gösteriyor. Suyu sınırsız bir kaynak gibi kullanarak tarımsal üretimi sürdüremeyiz. Pamukta verimli sulama teknikleri, toprak neminin korunması, bilinçli gübreleme, entegre zararlı yönetimi ve üreticinin eğitimle desteklenmesi büyük önem taşıyor. BCI modelinin en güçlü taraflarından biri de bu bakış açısını sahaya taşımasıdır” diye konuştu.

Yerli pamukta sürdürülebilirlik, rekabet gücünü artırır

Pamukta üretim kaybının ithalat bağımlılığını artırabileceğine dikkat çeken Kayhan, yerli, sürdürülebilir ve izlenebilir pamuğun Türkiye ekonomisi için stratejik değer taşıdığını söyledi.

Kayhan, pamukta geleceğin daha fazla üretmekten önce daha doğru, daha verimli ve daha sürdürülebilir üretmekten geçtiğini sözlerine ekleyerek, “Bugün yaşadığımız tablo bize açıkça şunu gösteriyor: Pamukta kaybı durdurmanın yolu üreticiyi yalnız bırakmamaktan, suyu doğru kullanmaktan, toprağı korumaktan ve sürdürülebilir üretimi ana akım haline getirmekten geçiyor. BCI’daki artış bu nedenle yalnızca bir üretim verisi değil, sektörün geleceği adına güçlü bir umut göstergesidir” dedi

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Reklam

300 X 250 Reklam Alanı

Yazarlarımız

Editörün Seçimi

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği